Tek umblikal arter bulunan fetusların

Fetal cerrahi (fetal surgery) terimi anne karnında iken bebeğin ultrason gibi yöntemlerle tespit edilen bazı anomaliler nedeniyle ameliyat edilmesi anlamında kullanılmaktadır. Ara sıra gazetelerde bu konu ile ilgili “anne karnında ameliyat edildi” başlıklı haberlere rastlamaktayız. Özellikle son 25 yılda bu konuda bilimsel çalışmalar artmıştır ve nadir merkezlerde bu tür ameliyatlar uygulanmaktadır.

Fetal cerrahi girişim, gebelik süresince zararlı etkileri olan, doğum sonrası yaşamı tehdit eden ilerleyici anatomik malformasyonların düzeltilmesinde uygulanmaktadır.

Fetal cerrahi uygulanabilen durumlar:
– Hidronefroz, Üriner sistemde tıkanıklık
– Konjenital diaframatik herni (CDH)
– Akciğerin konjenital kistik adenomatoid malformasyonu (CCAM)
– Konjenital kalp anomalileri
– Sakrokoksigeal teratom (SCT)
– Hidrotoraks
– Hidrosefali
– Meningomyelosel, Spina bifida
– İkizden ikize transfüzyon sendromu

Anne karnındaki fetusa yapıan ameliyatlar sonrasında çalışmalarda farkedilen bir sonuç da fetuslarda yaranın yetişkin insanların tersine skar oluşturmadan iyileşmesidir. Bu durum yarık damak-dudak gibi bazı ameliyatların doğumdan önce yapılması konusunda bazı avantajlar sağlayabilir çünkü ameliyata bağlı skar ve izler az olacaktır.

Fetal cerrahi girişimin gebeliğin hangi periodunda yapılmasının uygun olduğu da henüz bilinmemektedir. 22. gebelik haftasından önce müdahalede bulunulursa düşük görülme olasılığı, 30. gebelik haftasından sonra operasyon yapılırsa erken doğum insidansı artmaktadır,
aradaki güvenli periodda düşük görülme insidansı ise bilinmemektedir.

Fetal cerrahide açık ve laparoskopik olmak üzere iki farklı teknik kullanılabilmektedir. Açık yöntem daha önce uygulanmaya başlamıştır. Açık yöntemle yapılan ameliyatta karına yapılan kesi ile rahime ulaşılır ve rahime yapılan kesi ile fetus rahim dışarısına alınır. Ameliyatın sonunda rahim ve gebelik amniyon zarları tekrar dikilerek kapatılır. Laparoskopik (endoskopik)yöntemde ise rahime içerisine yaklaşık 5 milimetrelik ufak deliklerden ince aletlerle ulaşılır. Laparoskopik yöntemde açık cerrahide fetusta oluşacak hipotermi (vücut ısısının düşmesi) riski daha aza indirilmiştir. Laparoskopik yöntemde uterusa açık yöntemdeki gibi büyük kesi yapılmadığı için erken doğum riski daha düşüktür.

Ultrasonda gönek kordonunda 3 yerine 2 damar görülmesi

Tek umblikal arter bulunan fetusların %20-30’una diğer bir takım anomalilerin de eşlik ettiği bildirilmiştir. Bunlar kalp anomalileri, sindirim sistemine ait anomaliler, böbrek ve beyin anomalileri gibi çeşitli anomaliler olabilmektedir. Tek umblikal arterle en çok birlikteliği izlenen kromozomal anomali trizomi 18’dir. Bu anomalilere bağlı doğumdan önce veya sonra ölüm %10-20 oranında görülmektedir. Gebelik sırasında fetusların %15-20’sinde gelişme geriliği izlenir.
Tek umblikal arterde düşük ve erken doğum riski de artmıştır.
Tek umblikal arter bulunan fetusların yarıya yakını tamamen sağlıklı ve hiçbir anomali olmadan doğmaktadır.

Gebeliğin takibi:
Gebelik sırasında tek umblikal arter saptandığında mutlaka başka anomalilerin de eşlik edip etmediğini araştırmak gerekir. Fetal ekokardiyografi yapılmalıdır. Başka anomalilerin eşlik ettiği saptanırsa kromozomal anomali araştırması için amniyosentez ile fetal kromozomal inceleme yapılabilir. Başka anomali saptanmadığında kromozomal anomali olma riski düşük olmasına rağmen aile ile bu risk tartışılarak amniosenteze karar verilebilir. Fetus gelişme geriliği oluşması açısından ultrason ölçümleri ile takip edilmelidir. Doğumdan sonra “böbrek” anomalilerini araştırmak için ultrason yapılması önerilir.

Fetusun göbek kordonunda

GÖBEK KORDONUNDA TEK ATARDAMAR BULUNMASI
(Single Umbilical Artery – SUA)

Normalde göbek kordonunda (umblikal kord, funis) 3 adet damar bulunur. Bunlardan ikisi umblikal arter yani atardamardır. Biri de umbikal ven yani toplar damardır. Fetusun ilk oluşma evrelerinde aslında sağ ve sol 2 adet umblikal ven vardır ancak sağ umblikal ven kaybolur ve sadece sol umblikal ven kalır.

Normalde insan vücudunda atardamarlar (arterler) temiz kan yani oksijen ve besinden zengin kan taşırlar, toplar damarlar (venler) kirli kan yani karbondioksit ve atık maddeler içeren kan taşırlar. Fetusun göbek kordonunda bu durum tam tersinedir. Umblikal arterler kirli kanı fetustan plasentaya doğru taşır, umblikal ven temiz kanı plasentadan fetusa taşır. Tek umblikal arter denen durumda göbek kordonunda bir umblikal arter bir de umblikal ven bulunur.

Tek umblikal arter bulunmasına tüm tekil doğumların %1’inde, ikizlerin %5’inde rastlanır. Bu durumun neden oluştuğu tam olarak bilinmemektedir.

Hangi durumlarda daha sık görülür?
– Annede diabet ve preeklampsi varlığında
– Olgihodramnios, polhidramnios varlığında
– Kromozomal anomali olan gebelikler
– İkiz gebelikler
– Kız bebeklerde daha sık rastlanır
– İkiz gebeliklerde daha sık rastlanır
– Anne yaşının ileri olması
– Multiparite

Tanı:
Ultrasonda gönek kordonunda 3 yerine 2 damar görülmesi ve arterin normalden büyük izlenmesi ile tanınabilir. Renkli Doppler ultrason ile tek bir arter olduğu görülebilir ve fetusun mesanesinin sadece bir yanında arter olduğu izlenir.

Tek umblikal arter olmasının önemi nedir?
Tek umblikal arter bulunan fetusların %20-30’una diğer bir takım anomalilerin de eşlik ettiği bildirilmiştir. Bunlar kalp anomalileri, sindirim sistemine ait anomaliler, böbrek ve beyin anomalileri gibi çeşitli anomaliler olabilmektedir. Tek umblikal arterle en çok birlikteliği izlenen kromozomal anomali trizomi 18’dir. Bu anomalilere bağlı doğumdan önce veya sonra ölüm %10-20 oranında görülmektedir. Gebelik sırasında fetusların %15-20’sinde gelişme geriliği izlenir.
Tek umblikal arterde düşük ve erken doğum riski de artmıştır.
Tek umblikal arter bulunan fetusların yarıya yakını tamamen sağlıklı ve hiçbir anomali olmadan doğmaktadır.

Gebeliğin takibi:
Gebelik sırasında tek umblikal arter saptandığında mutlaka başka anomalilerin de eşlik edip etmediğini araştırmak gerekir. Fetal ekokardiyografi yapılmalıdır. Başka anomalilerin eşlik ettiği saptanırsa kromozomal anomali araştırması için amniyosentez ile fetal kromozomal inceleme yapılabilir. Başka anomali saptanmadığında kromozomal anomali olma riski düşük olmasına rağmen aile ile bu risk tartışılarak amniosenteze karar verilebilir. Fetus gelişme geriliği oluşması açısından ultrason ölçümleri ile takip edilmelidir. Doğumdan sonra “böbrek” anomalilerini araştırmak için ultrason yapılması önerilir.